Edatlar (İlgeçler)

Tekbaşınabiranlam taşımayan , ancak kendinden önceki sözcükle birlikte kullanıldığında belirli bir anlamı olan sözcüklerdir. Edatlar çekim eki alırsa adlaşırlar.

Haz 1, 2021 - 22:57
 0  113
Edatlar (İlgeçler)
İçindekiler

    En çok kullanılan edatlar şunlardır:

    Gibi:

    Benzetme ilgisiyle ismi nitelerse sıfat öbeği, fiili nitelerse zarf öbeği kurar.

    • Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendi. (sıfat)
    • Dev gibi dalgalar sahile vuruyordu. (sıfat)
    • Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner. (zarf)
    • Dolu bir kadeh gibi kırılıyorum avuçlarında.(zarf)
    • Sen de onun gibi düşünüyorsun (karşılaştırma)
    • Annem gibi dolma yapan dünyada bulamazsın (k.)
    • Yataktan kalktığı gibi dışarı fırladı.(hemen,o anda)
    • Haberi aldığı gibi yola çıktı.(hemen,o anda)
    • Ben ona insan gibi davrandım.( yakışır biçimde)
    • Birbirinizle adam gibi konuşun.( yakışır biçimde)
    • Saat üç gibi yanına gelirim. (dolayında)
    • Final maçı akşam sekiz gibi başlar ( dolayında)
    • Bugün yağmur yağacak gibi (tahmin)
    • Galatasaray bu maçı alacak gibi (tahmin)
    • Bir an onu sever gibi oldum (yaklaşma)
    • O sırada güneş çıkar gibi oldu. (yaklaşma)

    İçin:

    “-dik için” şeklinde neden- sonuç  “-mek için” şeklinde amaç – sonuç ilişkisi kurar.

    • Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (n.s)
    • Hasta olduğum için dersi dinleyemedim. (n.s)
    • Kadın oğlunu görmek için şehre gitti. (a.s)
    • İşe girmek için ehliyet almış (a.s)

    Görelik anlamında görüş bildirir:

    • Sen benim için dünyanın en güzel kızısın.
    • Bu çalışmalar onun için boş bir uğraştı.

    Karşılığında, karşılık olarak:

    *Bu elbise için çok para harcadım.

    *Ev için size yüz bin lira veririm

    Uğruna, yoluna:

    * Vatan için nice şehitler verdik.

    * Bu eylemi tüm insanlık   için  yapıyoruz.

    Hakkında:

    * Veliler bizim okul için ne söylüyorlar?

    * Eleştirmenler, filminiz için olumlu konuşuyor.

    Aitlik, özgülük:

    • Bu pastayı sizin için ayırdım.
    • Bahçeye oğlum için salıncak kurdum.

    Oranla:

    • O şapka senin için çok büyük.

    Süre bildirir:

    • Kitabı bir hafta için aldım.
    • Birkaç gün için İstanbul’a gideceğim.

    İle (-la, -le ):

    Birliktelik, araç ,durum ve sebep ilgisi kurar.

    • Köye dolmuşla gidebilirsin. (araç)
    • Uçakla İzmir’e gitmişti (araç)
    • Konsere arkadaşımla gittim. (birliktelik)
    • Çocuk, yolda babasıyla yürüyordu. (birliktelik)
    • Öfkeyle kalkan zararla oturur. (durum )
    • Gökyüzü, hasretle kucaklasın doğayı. (durum)
    • Sınav heyecanıyla kalemimi unuttum. (sebep)
    • Kaza korkusuyla araba kullanamıyor ( sebep)

    Kadar:

    Benzerlik ve karşılaştırma ilgisi kurar.

    • Adana, cennet kadar güzel bir yerdir. (benzerlik)
    • Siirt, bu yaz cehennem kadar sıcaktı. (benzerlik)
    • Bir peri kadar güzel bir kızdı. (benzerlik)
    • Sen de onun kadar çalışsaydın sınavı kazanırdın.(karşılaştırma)
    • Babası kadar iyi şarkı söylüyor. (karşılaştırma)

    Yaklaşıklık, zaman açısından sınırlandırma, mesafe:

    • Bin kadar asker cepheye gidiyordu. (yaklaşık)
    • Pazardan iki kilo kadar pirinç almış. (yaklaşık)
    • Bu ev akşama kadar temizlenecek. (zamanda sınırlama)
    • Cumaya kadar ödevimi bitirmeliyim. (zamanda sınırlama)
    • Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. (zamanda sınırlama)
    • Eve kadar yürümem gerekiyor. (mesafe sınırı)

    Mesafe sınırı:

    • Yapılacak dünya kadar işim var.
    • Avuç içi kadar bir evde yaşıyorlar.

    Gibi anlamında kullanılabilir:

    • Bu kitabı okuyunca Muğla’yı görmüş kadar oldum.

    Karşı:

    Yön ve zaman ilgisi kurar. –e karşı biçiminde kullanılırsa edat olur. Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.

    • Denize karşı bir ev yaptırmış. (yön)
    • Duvara karşı on adım yürü. (yön)
    • Sabaha karşı çok şiddetli yağmur yağdı. (zaman)

    Karşılık olarak , yönelik anlamı katar:

    • Bu sözüne karşı ben ne diyebilirim ki şimdi. (karşılık olarak)
    • Resme karşı ilgin ne zaman başladı?( -e yönelik)

    UYARI: Yalın halde kullanılırsa ya da bir ek alırsa edat olmaktan çıkar isimleşir.İsmi belirtirse sıfat olur.

    • Karşı evin penceresi açık kalmış. (sıfat)
    • Önce karşı sahaya çıktı. (sıfat)
    • Karşıya geçmeden önce sağına ve soluna bak.(isim)

    Göre:

    Görüş, düşünce, uygun olma anlamları katar:

    • Bilim adamlarına göre dünya yok oluyor. (görüş)
    • Anneme göre bu yıl sınavı kesin kazanırmışım. (görüş)
    • Bulunduğun ortama konuşacaksın. ( uygun)
    • Zevkime göre bir elbise arıyorum. (uygun)

    Karşılaştırma ilgisi kurar:

    • Burası eski evimize göre daha büyük.
    • Yaşıtlarına göre çok hızlı koşuyorsun.

    Üzere:

    Koşul ve amaç ilgisi kurar.

    • Akşama geri vermek üzere bu kitabı alabilirsin. (koşul)
    • Konuşmak üzere kürsüye çıktı. (amaç)

    Yaklaşık olma, gibi şekilde… anlamları katar:

    • Hemen eve dönelim, akşam olmak üzere.

           ( yaklaşık)

    • Zil çalmak üzere. ( yaklaşık)
    • Her şey planlandığı üzere yapılacak. (şeklinde)

    Doğru:

    Yön ve zaman ilgisi kurar.

    • Eve doğru yürüyorum. (yön)
    • Akşama doğru misafir gelecek. (zaman)

    İsmi nitelerse sıfat, fiili nitelerse zarf öbeği oluşturur:

    • Eğri oturup doğru konuşalım. (zarf)
    • Bu zamanda doğru insanı bulmak zordur. (sıfat)
    • Tahtaya bir doğru çizdi. (isim)

    Sanki:

    Benzetme, sitem ilgisi kurar.

    • Gökyüzü sanki yaramaz bir çocuk. (benzetme)
    • Sanki verdiğim her işi yapıyorsun. (sitem)
    • Sanki selam verdin de almadık. (sitem)

    Diğer edatlar:

    • İşten sonra bize uğrayacak.
    • Bu işi ancak sen yaparsın.
    • Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek.
    • Sabahtan beri dışarıyı izliyor.
    • Bu mutlu olaya sadece yıldızlar şahittir.

    Tepkiniz nedir

    Beğendim Beğendim 0
    Beğenmedim Beğenmedim 0
    Muhteşem Muhteşem 0
    Eğlendim Eğlendim 0
    Sinirlendim Sinirlendim 0
    Üzüldüm Üzüldüm 0
    Vay Vay 0