Eylül - Mehmet Rauf (Kitap Özeti ve E-Kitap)

Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilen Eylül, Mehmet Rauf'un ustalıkla işlediği insan ruhunun derinliklerine inen bir başyapıttır. Yazar, karakterlerin iç dünyasını, aşkın imkansızlıklarını ve vicdan azaplarını etkileyici bir dille ele alır. Suat, Necip ve Süreyya arasında geçen bu duygusal dram, okurları sadece olay örgüsüyle değil, insan doğasının karmaşıklığıyla da baş başa bırakıyor. Eylül, dönemin toplumsal yapısına ayna tutarken aynı zamanda evrensel bir aşk ve trajedi öyküsünü anlatıyor.

Eki 1, 2024 - 23:05
Eki 2, 2024 - 09:06
 0  166
Eylül - Mehmet Rauf (Kitap Özeti ve E-Kitap)
İçindekiler

    Kitabın Adı: Eylül

    Kitabın Yazarı: Mehmet RAUF

    İlk Yayınevi: Hilmi Kitapevi

    İlk Basım Yılı: 1946

    Kitabın Konusu:

    Süreyya ve onun karısı Suat ve akrabaları olan Necip Bey ile aralarında geçen olayları anlatmaktadır.

    Kitabın Özeti:

    Süreyya ve karısı Suat, babasının evinde yaşamaktadır, ancak bu durumdan memnun değillerdir. Babası hem yaşlı hem de katıdır; bu yüzden her yaz, taş ocağına benzeyen köylerine gitmek zorunda kalıyorlar ve orada sıkıntıdan patlıyorlar. Suat, bu arada başka olaylardan da sıkılmaktadır. Suat’ın kardeşi Hacer, akrabaları olan Necip Bey’le gönül eğlendirmektedir; Hacer evli ve eşi de onun için her şeyini verecek niteliktedir. Zamanla, Suat ve Süreyya, birlikte mutlu bir yaşam sürmenin yolunu arayıp bulurlar. Suat, gizlice babasından para isteyerek eşi için bir yalı kiralar ve kocası bu duruma çok sevinir.

    Necip, hem dostu hem de akrabası olarak Suat ve Süreyya’nın yanına gelir. Süreyya için yelkenle gezmek ve balık tutmak vazgeçilmez bir zevktir; bu alışkanlıklarını sürdürürken Suat da Necip’le birlikte piyano çalmaktadır.

    Uzun bir yaz tatilinin ardından, Necip, Suat’a aşık olduğunu anlar. Bu durumdan kurtulmaya çalışsa da başarılı olamaz ve sonunda onların yanından ayrılmaya karar verirken, Suat’ın eldivenlerinden birini izinsiz alır.

    Sonrasında, Necip’in tifoya tutulduğu öğrenilir ve Süreyya ile Suat buna çok üzülürler. Tehlike geçtikten sonra Necip’in yanına giderler; hastalığın etkisiyle sinir yorgunluğu yaşamaktadır. Hacer, Necip’in hastalığı sırasında yanında bulunur ve bu süreçte Necip’in yastığının altından bir kadın eldiveni bulur. Hasta hakkında konuşurken Necip’in annesi eldiveni gösterir. Suat, kendi eldivenini görünce şok olur ve durumu anlar, ancak kimseye sezdirmez. O sırada Necip, utancından sapsarı olur ve çaresiz bir şekilde ne yapacağını bilemez.

    Necip, hastalıktan sonraki iyileşme devresini yalıda geçirmek zorunda bırakılır; oysa o, onlardan kaçmak için uğraşmaktadır.

    Bir yaz sessiz ve olaysız geçmiştir. Eylül gelince, Süreyya konağa gider. Bu gidiş beklenen bir durum değildir; Suat, bu duruma anlam veremez. Süreyya, kışı beraber geçireceklerini söylemesine rağmen bir şeyler sezinleyerek gitmiştir.

    Konağa dönüldüğünde, Necip artık yalıya eskisi gibi gelmemektedir. Hacer’in davranışları, her bakışlarından anlam çıkarmaya çalışan tavrı her ikisini de deliye döndürmektedir. Suat, Necip’in aldığı eldivenin diğerini de verir; bu, hayatının artık Suat için yaşanmaya değer bir tarafı kalmamasının sonucudur.

    O gece, konakta yangın çıkar ve herkes telaşla dışarı fırlar. Suat ortalıkta yoktur. Süreyya, alevlerin içine doğru "Suat!" diye inlemektedir ama cesaret edemez. Necip, bir haykırışla içeri girer. Her ikisi de çöken tavanın altında can verirler.

    Eserin Anafikri:

    Her ikisi de evli olan kişilerin ellerinde olmadan , bir arada bulundukları sürede birbirlerine , eşlerinden habersiz yakınkaşmaları ve aralarındaki yasak aşkı anlatmaktadır.

    Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi:

    Suat: Kocası Süreyya ile mutlu bir evlilik sürdürürken Necip Bey’e aşık olur. 

    Necip: Akrabaları olan Süreyya ve Suat’ın yanına gelip , Suat’a aşık olan bir adamdır. 

    Süreyya: Suat’ın kocasıdır. Onun için yelkenle gezmek ve balık tutmak vazgeçilmez bir zevktir. 

    Hacer: Suat’ın kardeşi ve Necip ile gönül eğlendiren bir kadındır.

    Eser Hakkındaki Şahsi Görüşler:

    Kitap, psikolojik bir roman olup, ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergilemiştir. Şahısların ruh hallerini çok iyİ bir şekilde okuyucuya aktarmaktadır. Yalnız biraz ağır olduğu için okurken zorluk çekilmekte ve bu yüzden biraz da okuyucuyu sıkmaktadır.

    Kitabın Yazarı Hakkında Kısa Bilgi:

    Mehmet Rauf, İstanbul’da doğdu. Soğuk Çeşme Askeri Rüştiye’sini ve Bahriye Mektebi!ni bitirdi. Bir süre subaylık yaptıktan sonra, 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra bu görevinden ayrıldı. Hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. 1923’ ten sonra da ticaretle uğraşmaya başladı. Küçük yaşlarda iken edebiyata merak sarmıştı. Birçok eser yazdı,çeviri yaptı. Servet-I Fünun hareketine katıldı.

    Yazarın Başlıca Eserleri:

    • Eylül (1901)
      • Tür: Roman
      • Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir. Baş karakterlerin iç dünyalarını ve ruhsal çözümlemelerini derinlemesine işler. Suat, Necip ve Süreyya arasındaki aşk ve duygusal çatışmalar üzerine kuruludur.
    • Ferda-yı Garam (1913)
      • Tür: Roman
      • Aşk temasını işleyen bir romandır. Kahramanlar arasındaki tutkulu aşk ve bu aşkın getirdiği dramlar anlatılır.
    • Genç Kız Kalbi (1912)
      • Tür: Roman
      • Kadın karakterlerin duygusal yaşamlarını ve aşk ilişkilerini detaylandırır. Aynı zamanda kadın psikolojisine dair önemli tespitler içerir.
    • Bir Zambak Hikayesi (1909)
      • Tür: Uzun Hikaye (Novella)
      • Aşk ve fedakarlık temalarının işlendiği bu hikayede, karakterlerin duygusal derinliklerine inilir.
    • Karanfil ve Yasemin (1924)
      • Tür: Roman
      • Bir kadının yaşamı, aşkları ve dramları etrafında şekillenir. Yine psikolojik çözümlemeler ön plandadır.
    • İntizar (1914)
      • Tür: Uzun Hikaye (Novella)
      • Aşk ve sabır temalarını işler. Yazarın ustalıkla kurduğu karakter çözümlemeleri esere derinlik katar.
    • Son Yıldız (1926)
      • Tür: Roman
      • Son dönem eserlerinden biridir ve aşk, sadakat ve hayal kırıklığı gibi temalar üzerinde durur.
    • Define (1932)
      • Tür: Roman
      • Aşk ve macera konularını bir araya getiren bu eserde, yazarın son dönem üslubunu gözlemlemek mümkündür.

    Dosyalar

    Tepkiniz nedir

    Beğendim Beğendim 0
    Beğenmedim Beğenmedim 0
    Muhteşem Muhteşem 0
    Eğlendim Eğlendim 0
    Sinirlendim Sinirlendim 0
    Üzüldüm Üzüldüm 0
    Vay Vay 0