Hacivat ile Karagöz: Ramazan İkramı

Mart 20, 2023 - 14:22
 0  61
Hacivat ile Karagöz: Ramazan İkramı
Hacivat - Karagöz
İçindekiler

    (Hacivat, arkadaşını kapıda karşılar.)

    KARAGÖZ – Merhaba Hacı Cavcav!…

    HACİVAT – Ooooo, Merhaba merhaba! Dükkânıma hoş geldin, safalar getirdin Karagöz’üm!

    KARAGÖZ – Sopalar falan getirmedim.

    HACİVAT – Efendim, sözlerimi hemen yanlış anlamaya başladın. Sopalar olur mu! “Sâfalar getirdin!” dedim. Yani seni görünce rahatladım ve çok sevindim demektir.

    KARAGÖZ – Âmin, âmin!…

    HACİVAT – Hele otur bakalım! Biraz dertleşelim.

    KARAGÖZ – Hay hay, biraz dert deşelim ama sen önce dükkânına gelen misâfire ikramını yapsana!

    HACİVAT – Aman Karagöz’üm, sen şaşırdın mı?

    KARAGÖZ – Şimdi seni bir güzel pataklarsam, görürsün kimin şaşırdığını!…

    HACİVAT – Allah Allah?… Şaka mı yapıyorsun, yoksa benimle alay mı ediyorsun?

    KARAGÖZ – İkisi de değil…

    HACİVAT – Karagöz’üm Ramazan’dan haberin yok mu?

    KARAGÖZ – Var… Şimdi eve gitti.

    HACİVAT – O Ramazan değil, şu bildiğimiz Ramazan… Hani yılda bir kere geliyor ya!

    KARAGÖZ – Haaa, Almanya’daki Ramazan’ı mı soruyorsun? Anasına mektup yazmış da mayısta gelecekmiş…

    HACİVAT – Allah iyiliğini versin, mübârek günde yine benim sinirlerimi bozmaya başlıyorsun.

    KARAGÖZ – Köftehor , asıl sen benim sinirlerimi bozacaksın! Geçende uğradım da, hemen “Sana ne ikram edeyim Karagöz Beyefendi?” demedin mi?

    HACİVAT – Canım dedim ama o zaman Ramazan gelmemişti.

    KARAGÖZ – Köftehor, Ramazan’dan bana ne? Ona da geldiği zaman ayrı ikramını yaparsın!

    HACİVAT – Yârabbi bana Ramazan sabrı ver!

    KARAGÖZ – Sabri’yi falan karıştırma da ikramını yap!

    HACİVAT – Allah Allah… Hem anlayamıyorum, hem de anlatamıyorum galiba! Yani sana şimdi çay kahve, ayran falan ikram etsem utanmadan içecek misin?

    KARAGÖZ – Hele sen ikram et de görürsün ne olacağını!

    HACİVAT – Oruç değil misin, nasıl içeceksin?

    KARAGÖZ – Hacı Cavcav, oruç senin başına mı vurdu? Ben onları içeceğim dedim mi? Senden çay, kahve, ayran falan istedim mi?

    HACİVAT – Aman Allah’ım aklım karmakarışık oldu. Pekâlâ ne istiyorsun Karagöz’üm?

    KARAGÖZ – Benim gönlümden ne koparsa onu ikram et birâder?

    HACİVAT – Senin gönlünden ne kopuyorsa söyle de ikram edeyim öyleyse?

    KARAGÖZ – Hah şimdi adam oldur! Benim gönlümden yarım kilo zeytin, peynir, bir avuç hurma, iki pide falan kopuyor Hacı Cavcav!

    HACİVAT – Canım efendim yine anlayamadım? Tamam bunları ikram edeyim amma, ne biçim oruçsun, buraya öğlen yemeğine mi geldir?

    KARAGÖZ – Hay hay, öğlen yemeğine geldim.

    HACİVAT – Olmaz efendim, beni de günaha sokacaksın!

    KARAGÖZ – Pataklarım ha! Bilmiyor musun, biz Ramazan’da öğle yemeğini de akşam yiyoruz.

    HACİVAT – Öyle söylesene!… Demek ağzın kapalı?…

    KARAGÖZ – Hay hay, ağzım, burnum, gözlerim, kulaklarım, kapalı amma seni pataklamak için ellerim kaşınmaya başladı.

    HACİVAT – Efendim, elini kaşındıracak ne var? Ramazan’dan sonra bir gün uğra da istediğin ikramı yapayım.

    KARAGÖZ – Olmaz Hacı Cavcav!… Ağzım kapalı diye Ramazan ikramından kaçarsan ben sana dayak ikram ederim.

    HACİVAT – Canım, anladım amma böyle ısmarlama ikram olur mu? bir çay ikramı nerede, saydıkların nerede?…

    KARAGÖZ – Köftehor, sen onları bana ikram edeceksin, ben iftarda sahurda benim hanım ile çocuklara ikram edeceğim.

    HACİVAT – Hah hah hah! Öyle söylesene!… (Karagöz gider.)

    Tepkiniz nedir

    Beğendim Beğendim 1
    Beğenmedim Beğenmedim 0
    Muhteşem Muhteşem 1
    Eğlendim Eğlendim 1
    Sinirlendim Sinirlendim 0
    Üzüldüm Üzüldüm 0
    Vay Vay 0