P ile başlayan isimler listesi

Tür. = Türkçe.
Ar. =Arapça.
Fars. = Farsça.
Yun. = Yunanca.
İbr. = İbranice.
Fran. = Fransızca.
Lat. = Latince
Süry. = Süryanice
İtal. = İtalyanca
t.a.i. = Türkçe-Arapça isim.
a.t.i. = Arapça-Türkçe isim
t.f.i. = Türkçe-Farsça isim.
f.t.i. = Farsça -Türkçe isim
a.f.i. = Arapça-Farsça isim.
f.a.i. = Farsça - Arapça isim
Er. - = Erkek
Ka. = Kadın
bkz. = Bakınız.
PADİŞAH: (Fars.) Hükümdar.
PAHA: (Tür.) Değer, fiat, eder, tutar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PAKALIN: (f.ti.) Er. Dürüst, doğru iyi tanınmış kimseler.
PAKAN: (Fars.) Er. 1. Temizler, anlar. 2. Veliler, ermişler, evliya.
PAKEL: (f.t.i.) Er. İyi işler yapan, doğru kimse.
PAKER: (f.ti.) Er. Temiz, dürüst, iyi kimse.
PAKİZE: (Fars.) Ka. Temiz, saf, halis, lekesiz.
PAKKAN: (f.t.i.) Er. Temiz soydan gelen kimse.
PAKSAN: (f.t.i.) Er. Temiz, doğru namuslu tanınmış kimse.
PAKSOY: (f.ti.) Er. Temiz soydan gelen.
PAKSU: (f.t.i.) Er. Temiz su. Billur gibi an duru, şahsiyetli.
PAKSÜT: (f.ti.) Er. Sütü temiz.
PALA: (Tür.) Er. Kısa ve geniş kılıç.
PALATEKİN: (Tür.) Er. Emniyet, güven ve cesaret telkin eden kişi.
PALATİMUR: (Tür.) Er. Demir pala. Sert ve katı yapılı, güçlü.
PALA Y: (Fars.) Er. Yedek at.
PALAZ: (Tür.) Er. 1. Kimi kuş yavrulannın civcivlikten sonraki durumu. 2. Güzel, canlı, gürbüz, şişman. 3. Dağınık.
PALMİYE: (Fran.) Ka. Süs olarak kullanılan bir nevi hurma ağacı.
PAMİR: (Tür.) Er. 1. Orta Asya'da yükseltisi 7000 m'yi geçen yüksek dağlık kütle. 2. (Fars.) Dünyanın çatısı.
PAMİRHAN: (Tür.) Er. Pamir han.
PAPATYA: (Tür.) Ka. İlkbaharda çiçek açan, taç yapraklı, beyaz, ortası sarı kümeçli bir kır çiçeği.
PARLA: (Tür.) Ka. 1. Işık saç, ışılda. 2. Ün kazan, tanın.
PARLAK: (Tür.) Ka. 1. Parlayan, ışıldayan. Temiz. 2. Çok başanlı.
PARLANUR: (Tür.) Ka. Nur gibi parla. Parla nur.
PARLAR: (Tür.) Ka. Işık saçar, ışıldar, aydınlık verir.
PARSA: (Fars.) Er. 1. Sofu, dinine bağlı. 2. İffetli, namuslu, temiz, doğru.
PARSBAY: (f.t.i.) Er. Pars gibi güçlü ve çevik.
PARSHAN: ( f.t.i.) Er. (bkz. Parsbay).
PARSKAN: ( f.t.i.) Er. Kanında atılganlık, cesaret ve saldırganlık taşıyan.
PAŞA: (Tür.) Er. 1. Osmanlı devletinde yüksek rütbeli askerlere verilen unvan. General. 2.Uslu, ağırbaşlı.
PAYAM: (Tür.) Er. Badem.
PAY AN: (Fars.) Son nihayet. Uç, kenar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PAYE: (Fars.) 1. Aşama, rütbe, derece. 2. Basamak, merdiven basamağı. 3.. İkizlerin bir yıldızı, cevza burcu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PAYİDAR: (Fars.) 1. Saygın, rütbeli. 2. Sağlam, sürekli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PAYİZ: (Fars.) Er. Güz, sonbahar. Yaşlılık.
PAYZEN: (Fars.)" Er. 1. Tutsak, esir. Suçlu. Ayağına pranga vurulmuş kimse. 2. Rençber.
PAZVANTI: (Fars.) Er. Osmanlı devletinde, Rumeli bölgesinde gece bekçilerine verilen ad.
PEDÜK: (Tür.) Er. Yüce, yüksek.
PEHLEVİ: (Fars.) Er. 1. Şehir. 2. Kahraman, yiğit.
PEHLİVAN: (Fars.) Er. 1. Güreşçi. 2. Boylu boslu, iri yan, güçlü kimse, yiğit.
PEKAL: (Tür.) Er. Pek al.
PEKALP: (Tür.) Er. Güçlü, sert, kahraman yiğit.
PEKART: (Tür.) Er. Sağlam dönülmez yemin. Pek ant.
PEKAY: (Tür.) Ka. Pek ay.
PEKDEĞER: (Tür.) Çok değerli, çok kıymetli. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEKDEMİR: (Tür.) Er. Sert, sağlam, demir gibi.
PEKEL: (Tür.) Er. Güçlü el. Pek el.
PEKER: (Tür.) Er. Güçlü kimse. Gözüpek, cesur yapılı.
PEKERGİN: (Tür.) Er. Olgun kimse.
PEKGÖZ: (Tür.) Er. Cesur, yiğit.
PEKİN: (Tür.) Er. Üzerinde kuşku duyulmayan, kesinlikle bilinen, kesin.
PEKİNER: (Tür.) Er. (bkz. Pekin).
PEKİNTÜRK: (Tür.) Er. Pekin Türk.
PEKKAN: (Tür.) Ka. Sağlam temiz kandan gelen. Soylu.
PEKOL: (Tür.) Er. Sert, sağlam, dayanıklı ol.
PEKÖZ: (Tür.) Özü sağlam kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEKŞEN: (Tür.) Neşeli, şenşakrak, mutlu kimse. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEKTAŞI: (Tür.) Er. Güçlü, sert taş.
PEKTAY: (Tür.) Er. Güçlü, sağlam tay.
PEKTÜRK: (Tür.) Er. Sağlam ve güçlü Türk. ""°
PEKÜN: (Tür.) Er. Tanınmış güçlü isim.
PEKÜSTÜN: (Tür.) Er. Çok üstün, üstünlükte en iyi seviyede olan.
PELiN: (Tür.) Ka. Birleşikgillerden, keskin ve güzel kokulu, bir çeşit bitki.
PELİT: (Tür.) Çınar, meşe vb. ağaçların meyvesi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEMBE: (Tür.) Ka. Beyaz ve kırmızının karışmasından oluşan açık renk.
PEMBEGÜL: (Tür.) Ka. Pembe gül.
PERÇEM: (Fars.) Ka. 1. Kâkül. Yele. 2. Mızrak, bayrak gibi şeylerin başlarına konan püskül.
PERDAH: (Fars.) Er. 1. Cila, parlaklık, parlama. Parlatma, parlaklık verme. 2. Budanmış asmadan yeni süren çubuk.
PEREN: (Fars.) Ka. Ülker yıldızı, pervin, Süreyya.
PERİ: (Fars.) Ka. 1. Dişi cin (güzel ve iyilik severlik sembolü olarak kabul edilirler). 2. Güzel kadın veya kız.
PERİCAN: (Fars.) Ka. (bkz. Peri).
PERİDE: (Fars.) Ka. Uçmuş, soluk, solmuş.
PERİHAN: (Fars.) Ka. Peri padişahı. Büyücü.
PERİNÇEK: (Tür.) Er. Özverili, fedakar, sadık.
PERİRU: (Fars.) Ka. Peri yüzlü, çok güzel.
PERİVEŞ: (Fars.) Ka. Peri gibi, çok güzel.
PERİZ: (Fars.) Er. 1. Bağırma, haykırma. 2. Su kenarında yetişen yeşil saz, ot.
PERİZAT: (Fars.) Ka. 1. Peri çocuğu. 2. Güzel, çok güzel.
PERİZE: (Fars.) Ka. 1. Kırmızı altin. 2. Ateşte pişirilen ekmek.
PERK: (Tür.) Er. Katı, sert, güçlü berk.
PERKEL: (Tür.) Er. Güçlü er.
PERKER: (Tür.) Er. Güçlü kimse.
PERKİN: (Tür.) Er. Çok güçlü kuvvetli, sağlam kimse.
PERMUN: (Fars.) Ka. Bezek, süs.
PERRAN: (Fars.) Ka. Uçan, uçucu.
PERRİN: (Fars.) Ka. Nezaket, nazlılık.
PERTAV: (Fars.) Er. 1. Atılma, sıçrama. 2. Uzağa düşen ok.
PERTEV: (Fars.) Er. Işık. Parlaklık.
PERVA: (Fars.) 1. Korku. Çekingenlik. 2. İlgi, bağ.
PERVER: (Fars.) Er. Besleyen, besleyici, yetiştiren, yetiştirici, koruyan, terbiye eden.
PERVİN: (Fars.) Ka. Ülker süreyya.
PERVİZ: (Fars.) Er. 1. Üstün. 2. Elek. Süzgeç. 3. Balık. 4. Güzellik. Cilve. 5. İran hükümdarı Hüsrev'in lakabı.
PESEN: (Tür.) Kırağı, çiğ. Sis. ince ince yağan kar, çisenti. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PESENT: (Fars.) Ka. 1. Beğenen, beğenmiş. Beğenme, seçme. 2. Esmerleşmiş. 3. Altın, mat altın.
PEŞİN: (Fars.) Sonraki, en son. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEŞİN: (Fars.) Er. Keykubat'ın üçüncü oğlu.
PEŞREV: (Fars.) Er. 1. Türk müziğinin en meşhur saz eseri formu. 2. Güreşten önce güreşçilerin yaptıkları gösteri.
PETEK: (Tür.) Ka. 1. Kovanda anların içine bal yaptıkları göz, mum tekerleği. Kovan. 2. Minarenin şerefe ile külah arasındaki kısmı. Bacalarda külahın altındaki çıkıntılı kısım.
PEYAM: (Fars.) Er. Haber, başkasından alman bilgi, nebe.
PEYAMİ: (Fars.) Er. Haberle, bilgi ile ilgili.
PEYDA: (Fars.) Ka. Meydanda açıkta. Hazır, mevcut.
PEYGAMBER: (Fars.) Allah tarafından kullarına haber götürmekle görevlendirilmiş seçkin insan. Nebi, Rasul. Yalnız Peygamberlere mahsus bir isimdir.
PEYKAN: (Fars.) Er. Temren, başak, okun ucundaki sivri demir.
PEYKE: (Fars.) Ka. Kuru kanepe, tahta sedir.
PEYKER: (Fars.) Ka. Yüz, surat.
PEYMA: (Fars.) Ka. Ölçen, ölçücü.
PEYMAN: (Fars.) Er. Yemin, and, ahd.
PEYMANE: (Fars.) Ka. Büyük kadeh, şarap bardağı.
PEYREV: (Fars.). Ardı sıra giden. Arkasından giden, izinden yürüyen. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
PEYZAJ: (Fran.) Ka. Kır resmi.
PINAR: (Tür.) Ka. Yerden kaynayıp çıkan su, kaynak, çeşme. Bir suyun çıktığı yer, su başı. Kaynak suyunun devamlı aktığı yer.
PIRILTI: (Tür.) Ka. Parıldayan şeyin çıkardığı ışık. Anlık ışık geçişi.
PIRLANTA: (İtal.) Ka. Değerli bir tür elmas.
PIRNAL: (Tür.) Ka. Meşe ağacı çalısı.
PITIRCA: (Tür.) Ka. Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.
PİNHAN: (Fars.) Ka. Gizli.
PİRANE: (Fars.) Er. Yaşlılara yakışır şekilde, olgunca tavır.
PİRAYE: (Fars.) Ka. Süs, zinet.
PİRUZ: (Fars.) Er. Kutlu, hayırlı, uğurlu.
FİRUZE: (Fars.) Ka. Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.
PİYALE: (Fars.) Ka. Kadeh, şarap bardağı.
PLATİN: (Lat.) Ka. Beyaz ve çok değerli bir maden.
POLAT: (Fars.) Er. Çelik. Güç, kuvvet.
POLATALP: (Tür.) Er. Çelik gibi güçlü yiğit.
POLATHAN: (Tür.) Er. (bkz. Polatalp).
POLATKAN: (Tür.) Er. Çelik gibi güçlü soydan gelen.
POLATKILIÇ: (Tür.) Er. İyi cins çelikten yapılma kılıç.
POYRAZ: (Yun.) 1. Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgar. 2. Kuzey. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
POZAN: (Tür.) Er. Üzüm bağı.
PÜRÇEK: (Tür.) Ka. Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Ağaç ve bitkilerin saçak gibi ince kökleri. Oya, püskül, saçak.
PÜRÇlN: (Fars.) Ka. Çok düşünceli, öfkeli. Kınşık.
PÜRDlL: (Fars.) Er. Yürekli, cesur.
PÜREN: (Tür.) Ka. Kimi ağaçlarda yapraklardan ayn olarak süren ince yaprak. Çalılık ve sık otlu yerler. Sarı, kırmızı, çiçek açan ufak yapraklı anlann çok sevdiği bir tür ot. Meşe ağacı filizi.
PÜRFER: (Fars.) Ka. Çok parlak, aydınlık.
PÜSER: (Fars.) Er. Oğul, erkek çocuk

Ziyaretiniz sırasında kişisel verileriniz siteyi kullanımınızı analiz etmek, reklamları kişiselleştirmek ve sosyal medya özellikleri sağlamak amacıyla çerezler aracılığıyla işlenmektedir.

Büyük Resim